Kadıköy Eğitim | 0532 282 3993 & 0505 521 9712
Eğitimin yükselen güneşi…
WP Remix

Kim Kimdir

10
Şub

Bu yazı toplamda 33 kez okunmuştur.İlginize teşekkürler...

Baba İshak, Vefailik tarikatına bağlı Baba İlyas’ın taliplerindendir.

1239 yılında asıldığı 1241 yılına kadar Anadolu’daki Alevilerin’in çıkardığı Babai ayaklanması’na öncülük etmiştir, ayaklanma Anadolu Selçuklu ordusunca güçlükle de olsa bastırıldı.

KADIKÖY EĞİTİM DANIŞMANLIK SOSYAL PAYLAŞIM İMLERİ
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • Print
  • PDF
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live
  • MSN Reporter
  • MySpace
  • RSS
  • LinkedIn
  • Reddit
  • Yahoo! Bookmarks
Category : Kim Kimdir | Blog
6
Şub

Bu yazı toplamda 132 kez okunmuştur.İlginize teşekkürler...

Ebu’l-Huzeyl el-Allâf, (ö. 840 ya da 816) islam felsefesinde rasyonel din düşüncesinin ortaya çıkışında önemli bir rol oynamış düşünürdür. Ayrılanlar olarak da adlandırılan Mutezile akımının, yunan felsefesiyle bağlantılı başlıca din filozoflarından biridir. İslam felsefesinde nedensellik ilkesini ilk defa olmak üzere ileri süren ve temellendirmeye yönelen filozof olmuştur. Doğal nedenselliği tanrısal nedenselliğe bağlayarak açıklamış ve kelâmcılar gibi o da Tanrı sorusunu temel almıştır.

Felsefesi

Huzeyl, Sokrates öncesi yunan filozoflarının öğretilerinden önemli şekilde yararlanmıştır. Onun nedensellik düşüncesini öne sürüşünde ilk olarak bu etki görülür. Bu nedensellik düşüncesinde Ebu’l-Huzeyl, Demokritos’un atomculuk öğretisinden hareket etmiştir.Elbette her iki atomculuk düşüncesi birbirinden ayrı nitelikler gösterir. Demokritos için atomlar öncesiz ve sonrasız bir varoluşun maddi temelleri olarak Tanrı fikrinden tamamen ayrı oldukları halde Ebu’l-Huzeyl’e göre, atomlar, sonlu ve ölümlü varlıklar olarak Tanrı’nın varlığını kanıtlamakta kullanılır. Huzeyl mantıksal yollardan buraya varır; her atomun bir yer kapladığını, her yerin sınırlı olduğunu, sınırlı olan her şeyinse ölümlü olduğunu, ölümlü olan her şeyin ise yaratılıp yokedildiğini öne süren bir mantıksallıktır bu. Bu sebeple ayrıca atomlardan meydana gelen evren de sınırlı, ölümlü ve yaratılmış bir alemdir. Sonluların toplamı da sonlu olacağı için evren sonsuz olamaz. Ebu’l-Huzeyl, Demokritos’tan ayrı olarak atomların hiç bir şekilde bölünebilirliğini kabul etmez (Demokritos güçte bölünebilirliği kabul eder). Atomlar Huzeyl’in teorisinde tözler olarak yer alırlar. Atom ve evren konusunun dışında zaman konusunda da farklılıklar görülür. Zenon’un teorisi, hareket ve zamanı reddetme yönünde ortaya konulur, mutezile felsefecileri ise zamanı ruhani bir kavram olarak değerlendirirler.Öncelik ve sonralık kavramlarının yalnızca zihinde varolduğunu öne sürerler.

KADIKÖY EĞİTİM DANIŞMANLIK SOSYAL PAYLAŞIM İMLERİ
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • Print
  • PDF
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live
  • MSN Reporter
  • MySpace
  • RSS
  • LinkedIn
  • Reddit
  • Yahoo! Bookmarks
Category : Kim Kimdir | Blog
6
Şub

Bu yazı toplamda 25 kez okunmuştur.İlginize teşekkürler...

İskender Muda (1590 – 27 Aralık 1636), Kuzey Sumatra’daki Açe Sultanlığı’nın hükümdarı. Sultanlığın topraklarını büyük ölçüde genişletmiş, hem ticarette, hem de İslami bilimlerde uluslararası önem kazanmasını sağlamıştır.

İskender Muda 1607′de tahta çıkar çıkmaz bir dizi deniz harekatına girişerek Endonezya Takımadalarının kuzeybatısında etkin bir denetim kurdu. Sumatra’nın batı kıyısındaki bütün önemli limanları, doğu kıyısındaki limanların büyük bir bölümünü, Malakka Yarımadasında Kedah’ı, kalay yataklarıyla ünlü Perak’ı ve Pahang’ı kendisine bağladı. Portekizlilerin Malakka’daki konumu için gitgide ciddileşen bir tehdit oluşturdu. Ama Açelerin ekonomik düzeni baharat ticaretine dayandığı için biber ticareti üzerindeki tekellerini pekiştirme bölgede çatışmalara yol açtı. Portekiz Malakkası, Jahor ve Pattani (bugün Tayland’ın güneyi) gibi bir dizi küçük devletin birleşerek oluşturduğu donanma 1629′da Malakka yakınlarındaki bir deniz savaşında Açeleri yenilgiye uğrattı.

İskender Muda’nın hükümdarlığı sırasında Hamza Fansuri ve Şemseddin dari Pasai gibi mutasavvıflarla onlara karşı çıkan Nureddin bin Ali er-Raniri gibi ünlü bilginler Açe Sultanlığı’nı önemli bir bilim merkezi durumuna getirdiler. İskender Muda’nın geliştirdiği hukuk ve yönetim sistemi, takımadalardaki öbür Müslüman devletler için bir model oluşturdu. Ama sultanın ölümünden sonra Açeler gerilemeye başladılar. 1629′daki askeri yenilgi, Hollanda’nın özellikle 1641′de Malakka’yı ele geçirdikten sonra bölgede etkinliğini giderek artırması ve yeni bir önderin ortaya çıkmaması bu gerilemeyi hızlandırdı.

KADIKÖY EĞİTİM DANIŞMANLIK SOSYAL PAYLAŞIM İMLERİ
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • Print
  • PDF
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live
  • MSN Reporter
  • MySpace
  • RSS
  • LinkedIn
  • Reddit
  • Yahoo! Bookmarks
Category : Kim Kimdir | Blog