Kadıköy Eğitim | 0532 282 3993 & 0505 521 9712
Eğitimin yükselen güneşi…
WP Remix

Author Archive

10
Şub

Bu yazı toplamda 237 kez okunmuştur.İlginize teşekkürler...

Bu ordo (takım) tek familya ihtiva etmektedir. Bu familya Cycadaceae’dir.

Cycas’lar dioik bitkiler olup, anavatanları Japonya, Madagaskar, Malezya, Güney Asya, Afrika, Kuzeydoğu Avusturalya ve Polinezya’da 15 türü ile temsil edilirler.

Cycadales üyeleri muhtemelen Paleozoikte ve daha sonra Mezoikte mevcuttur. Bunların mezozoikte çok bol ve geniş yayılışlı oldukları tahmin edilmektedir. Daha sonraları çoğu ortadan kalkmış, zamanımızda az sayıda tür ile tropik ve subtropik bölgelerde yayılış gösterirler. Zamanımızda muhtemelen 130 türü bulunmaktadır. Bu ordo ve aynı adla geçen familyanın en önemli cinsi Cycas’dır (yalancı sago familyası). Cycas’lar dekoratif bitkiler olup bunların boyları 10-15 m. kadar yükselir, kalın gövdeli ve tepesinde rozet şeklinde tüysü yaprakları bulunan ağaçlardır. Bu özellikleri ile palmiyeleri andırırlar.

(Cycas revulata)

Erkek çiçek

Erkek çiçekler birçok mikrosporofilin sarmal dizilerek meydana getirdiği büyük kozalaklar (strobulus) halindedir. Altyüzlerinde çok sayıda mikrosporang (mikrosporangium) taşıyan mikrosporofiller pul veya kalkan şeklindedir ve mikrosporanglar kısmen gruplar halinde bulunurlar. Bunlar sor’lar halinde birleşen eğrelti sporanglarını andırırlar.

Dişi çiçek

Dişi çiçekler gövdenin tepe kısmında gevşek yapılı bir koni şeklinde bir arada bulunan tüysü makrosporofillerden meydana gelmiştir. Makrosprofiller sarımtırak-esmer renkli tüylerle örtülüdür. Bunların alt kısımlarındaki pinnalardan 2-8 tanesi makrosporang (tohum taslağı, makrosporangium) halinde gelişmiştir. Dişi çiçeğin teşekkülü ile vejetasyon noktasının büyümesi durmaz, bir müddet sonra yeniden yaprak meydana getirir.

Mikrospor (polen tanesi) bir protal hücresi, bir anterid hücresi ve bir jetatif hücre şeklinde farklılaşır. Polen tanesi rüzgarla dişi çiçek üzerine taşınır ve polen tüpü meydana geldiği esnada anterit hücresi bir sap hücresi ile spermatogen hücreye ayrılır. Spermatogen hücre bölünerek 2 spermatozoit hücre meydana getirir. Bu grupta spermatozoitler oldukça büyük ve salyangoz şeklinde üzeri sarmal dizilişli birçok kirpik ile çevrilidir.

Cycas’larda tohum taslakları (makrosporang) kalın bir integümentle çevrilidir. Nusellusun üst kısmındaki dokunun erimesi ile mikropilin altına rastlayan kısımda polen odası adı verilen bir çukurluk mevcuttur. Nusellusda 4 makrospor hücresinden biri gelişerek oldukça büyük makroprotalı meydana getirir. Makroprotalın mikropile bakan kısmında birkaç adet arkegon odasını meydana getirir, daha sonra arkegon odası polen odası ile doğrudan doğruya irtibat haline geçer.

Arkegonlarda büyük bir yumurta hücresi (0,6 mm.) kısa zamanda ortadan kalkan bir karın kanal hücresi, 2 boyun kanal hücresi mevcuttur. Polen tüpünde teşekkül eden spermatozoitler kirpiklerini kaybederek yumurta hücresi ile birleşirler. Bunlarda polen tüpü spermatozoitleri ileten bir kanal olmaktan çok tespit edici bir organ işini görmektedir. Meydana gelen zigot gelişerek bir proembriyonun derinliğine iter. Embriyo olgunlaşma esnasında kök kutbu mikropile yöneltilmiş olarak tohumu tamamen doldurur. Aynı zamanda integümentlerin dış kısmı etlenir, iç kısmı ise sertleşir, her ikisi ile birlikte tohum örtüsünü meydana getirir.

Önemli cinsleri

Cycas türleri süs bitkisi olarak kültüre alınmıştır. Memleketimizde de bazı parklarda bazı türleri mevcuttur. Cycas’lar 2-3 metre boyunda palmiyeyi andıran ağaçlardır. Bu cinsin Madagaskar, Hindistan ve Çin’de 10-15 türü bulunmaktadır.

Cycadaceae familyasının Cycas’ın dışında 9 tane daha cinsi bulunmaktadır. Bunlar dünyanın belirli yerlerinde, özellikle sınırlı yerlerde yayılmışlardır.

  • Dioon, Meksika’da yaygındır, bunların tohumları büyük, nişastaca zengindir. Boyları 10 metreye kadar ulaşır. Meksika’da 4 türü vardır (toplam 10 türü bulunur, bunlar da Amerika kıtasında bulunur).
  • Zamia, cinsine ait türler Tropik Güney Amerika ve Florida da yaygındır. Bunların gövdesi kısadır. Tropik Amerika’da 30 türü bulunur.
  • Microcycas türleri Küba’da yaygındır. Bunların ismi küçük anlamında ama adlarının aksine 10 metreye kadara boylanan uzun ağaçlardır. Bunun Küba’da tek türü (Microcycas calacoma) vardır.
  • Macrozamia (14 tür), Lepidozamia (2 tür) ve Bowenia (2 tür) cinsleri Avusturalya’da bulunur.
  • Encephalartos (40 civarında tür), Stangeria (1 tür) cinsleri de Afrika’da bulunur.

 

KADIKÖY EĞİTİM DANIŞMANLIK SOSYAL PAYLAŞIM İMLERİ
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • Print
  • PDF
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live
  • MSN Reporter
  • MySpace
  • RSS
  • LinkedIn
  • Reddit
  • Yahoo! Bookmarks
Category : Eğitim | Blog
10
Şub

Bu yazı toplamda 153 kez okunmuştur.İlginize teşekkürler...

Musa Dağ İsyanı (1915), I. Dünya savaşı zamanında Osmanlı devletinin İskenderun Bölgesi Samandağ Bucağına bağlı yedi Ermeni köyü halkının Musa Dağı’nada toplanmış bu durumda yolların kontrol altına alındığı halde İskenderun kıyılarında bulunan bir Fransız harp gemisinin Ermeni milisleri ve diğer isyancıları gemiye aldıkları olaydır.

Geçmişi

Birinci Dünya Harbide İtilaf devletlerinin İskenderun Bölgesi kıyılarına bir çıkarma yapacağı sözleri üzerine Samandağ Bucağına bağlı yedi Ermeni köyü halkı Osmanlıya olan vergi, zorunlu askere yazılımı yapmamışlar.

Olaylar

Osmanlı hükümet kanunlara uymaları için bu bölgeye memurlar gönderilmiş. Bölge Ermenileri bunları dinlememiş ve silahla karşı koymuşlardır.  Bu olaylarsonrası yedi Ermeni köyü halkı Musa Dağı’nada toplanmış. Bölge komutanı Albay Galip, jandarma alayıyla Musa Dağından inen yollarını kontrol altına aldırmış. Albay Galip dağa çıkarak bir antlaşmaya varmaya calışmışdır. Dağda kimseyi bulamayan Albay Galip askerlerine çevreyi taramalarını istemiş ve Ermenilerin denize doğru uzanan bir yamaçtan Akdeniz indikleri anlaşılmıştır.Albay Galip burada 20-30 kadar hayvan ölüsüyle ama hiçbir Ermeniye rastlamamışdır. İskenderun kıyılarını gözetleyen bir Fransız harp gemisinin buradaki Ermeni taşıdıkları ortaya çıkmışdır.

Osmanlı devleti bu durumda müfettiş yollamış ve yapılan araştırmalarda hiçbir insan cesedine rastlanmadığı gibi; yaralı veya hasta bir kimse de bulunamamıştır.

KADIKÖY EĞİTİM DANIŞMANLIK SOSYAL PAYLAŞIM İMLERİ
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • Print
  • PDF
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live
  • MSN Reporter
  • MySpace
  • RSS
  • LinkedIn
  • Reddit
  • Yahoo! Bookmarks
Category : Osmanlı Tarihi | Blog
7
Şub

Bu yazı toplamda 324 kez okunmuştur.İlginize teşekkürler...

Fizikte ve kimyada monatomik “tek atom” anlamına gelen, “mono” ve “atomik” sözcüklerinden türetilen bir terimdir. Genellikle gazlar için kullanılır. Bir monatomik gaz, atomları birbiri ile bağlı olmayan gaz şeklinde tarif edilir.

Standart sıcaklık ve basınç altında bütün soygazlar monatomiktir. Bunlar helyum, neon, argon, kripton, ksenon ve radondur. Ağır soygazlar bileşik oluşturabilir ancak daha hafif olanlar reaktif değildir. Bütün elementler yeterince yükseltilmiş sıcaklılarda gaz halindeyken monatomiktir.

Monatomik bir gazın yaptığı tek hareket ötelemedir (elektronik uyarılma oda sıcaklığında önemsizdir). Adyabatik süreçte γ-faktörü (Cp/Cv) 5/3 ile verilir, buna karşın dönme haraketinin de katkıda bulunduğu (ancak oda sıcaklığında titreşim yoktur) diatomik gazlarda bu oran 7/5′tir. Ayrıca ideal monatomik gazlar için;

sabit basınç altında molar ısı kapasitesi (Cp) is 2.5 R = 20.8 J K-1 mol-1 (4.97 cal K-1 mol-1);
sabit hacimdeki molar ısı kapasitesi (Cv) is 1.5 R = 12.5 J K-1 mol-1 (2.98 cal K-1 mol-1);

buradaki R gaz sabitidir.

KADIKÖY EĞİTİM DANIŞMANLIK SOSYAL PAYLAŞIM İMLERİ
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • Print
  • PDF
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live
  • MSN Reporter
  • MySpace
  • RSS
  • LinkedIn
  • Reddit
  • Yahoo! Bookmarks
Category : Eğitim | Blog